
ABD’de yaşadığınız yer bir eyalette, USCIS dosyanızı işleyen birim başka bir eyalette olabilir. Üstelik davada adı geçebilecek bazı federal yetkililer Washington, D.C. bölgesinde görev yapar. Böyle bir durumda mandamus davası hangi federal mahkemede açılır?
Bu sorunun cevabı yalnızca USCIS makbuzunuzdaki adrese bakılarak verilemez. Federal davalarda yargı yeri (venue), davanın coğrafi olarak hangi Federal Bölge Mahkemesi’nde (U.S. District Court) açılabileceğini belirler. Özellikle federal kurum ve yetkililere karşı açılan davalarda 28 U.S.C. § 1391(e) birden fazla bağlantıyı dikkate alabilir.
Davacının nerede yaşadığı, geciken işlemin hangi federal birimde yürütüldüğü ve davalı federal yetkililerin nerede bulunduğu farklı mahkemeleri gündeme getirebilir.
Bu rehberde mandamus davasının nerede açılabileceğini, venue ile jurisdiction arasındaki farkı, USCIS service center konumunun ne kadar önemli olduğunu ve birden fazla federal district mümkün olduğunda ne yaşanabileceğini ele alıyoruz.
Bu Yazıda Mandamus Davasında Doğru Federal Mahkemeyi Belirlemek
- Yargı Yeri ve Yargı Yetkisi Aynı Şey Değildir
- Mandamus Davasında Üç Temel Yargı Yeri Bağlantısı
- Yaşadığınız Yerde Mandamus Davası Açabilir misiniz?
- USCIS Service Center Davanın Nerede Açılacağını Belirler mi?
- Washington, D.C. Neden Otomatik Olarak Doğru Mahkeme Değildir?
- Birden Fazla Federal District Uygunsa Ne Olur?
- Konsolosluk Gecikmelerinde Yargı Yeri Nasıl Belirlenir?
- Mandamus Avukatınızın Aynı Eyalette Olması Gerekir mi?
- Hangi Federal District’te Yaşadığınızı Nasıl Bulursunuz?
- Sık Sorulan Sorular
Yargı Yeri ve Yargı Yetkisi Aynı Şey Değildir
Federal dava sürecinde en sık karıştırılan iki kavram yargı yetkisi (jurisdiction) ve yargı yeri (venue) kavramlarıdır.
Yargı yetkisi, mahkemenin önündeki hukuki uyuşmazlığı görme yetkisinin bulunup bulunmadığını sorar.
Federal bir görevliyi veya kurumu, yerine getirmesi gereken bir görevi yapmaya zorlamayı amaçlayan mandamus davası (writ of mandamus) bakımından temel hükümlerden biri 28 U.S.C. § 1361‘dir. Bu madde, belirli mandamus niteliğindeki davalarda Federal Bölge Mahkemelerine original jurisdiction verir.
Yargı yeri ise farklı bir soruya cevap verir:
Bu dava, federal mahkeme sistemindeki hangi coğrafi district’te açılabilir?
Federal kurumlara ve resmi görevleri kapsamında federal yetkililere karşı açılan birçok davada bu ikinci soru 28 U.S.C. § 1391(e) üzerinden değerlendirilir.
Dolayısıyla bir Federal Bölge Mahkemesi, mandamus taleplerini genel olarak inceleme yetkisine sahip olabilir. Buna rağmen hükümet, somut davanın yanlış district’te açıldığını veya başka bir district’e aktarılması gerektiğini ileri sürebilir.
Bir mahkemenin davayı görme yetkisine sahip olması, o mahkemenin somut dosya için doğru yargı yeri olduğu anlamına gelmez.
Mandamus davasının kendisinin nasıl çalıştığını ayrıca incelemek isterseniz, göçmenlik mandamus davası rehberimizde hukuki dayanakları ve dava sürecini daha geniş şekilde ele alıyoruz.
Mandamus Davasında Üç Temel Yargı Yeri Bağlantısı
Federal kurum ve yetkililere karşı açılan belirli hukuk davalarında § 1391(e)(1), davayı bir federal district’e bağlayabilecek üç temel nokta öngörür.
1. Davalılardan Birinin Bulunduğu Yer
İlk bağlantı, davalılardan birinin venue bakımından ikamet ettiği district olabilir.
Göçmenlik gecikmesi davalarında USCIS, DHS veya başka federal kurumların üst düzey yetkilileri resmi görevleri kapsamında davalı gösterilebilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bir kurumun ülkenin birçok yerinde ofisi bulunması, o kurumun bulunduğu her şehirde dava açılabileceği anlamına gelmez.
Hangi federal yetkilinin davalı olduğu ve o yetkilinin resmi görev kapsamında venue açısından nerede ikamet ettiği ayrıca incelenmelidir.
2. Önemli İşlem veya Hareketsizliğin Gerçekleştiği Yer
İkinci bağlantı, davaya yol açan olayların veya hareketsizliğin önemli bir bölümünün gerçekleştiği district olabilir.
Mandamus davalarında özellikle “omission”, yani yapılması gereken bir işlemin yapılmaması önemlidir.
Örneğin bir dosya:
- belirli bir USCIS service center’da bekliyor olabilir;
- bir field office’te mülakat sonrasında sonuçlandırılmamış olabilir;
- bir ofisten diğerine transfer edilmiş olabilir; veya
- başka bir federal kurumun tamamlaması gereken işlem nedeniyle ilerlemiyor olabilir.
Bu nedenle gecikmenin nerede meydana geldiği sorusu, yalnızca ilk başvurunun nereye gönderildiğine bakılarak cevaplanmaz.
3. Davacının Yaşadığı Yer
Davada taşınmaz mal söz konusu değilse, § 1391(e)(1)(C) davacının ikamet ettiği district’i de olası bir yargı yeri olarak kabul edebilir.
Bireysel davacılarda genel federal venue hükümleri domicile kavramını esas alır.
Şirketlerin davacı olduğu dosyalarda ise farklı bir kural vardır. § 1391(c)(2) uyarınca bir şirket veya başka tüzel kişi davacı olduğunda, venue bakımından yalnızca principal place of business bulunan district’te ikamet ediyor kabul edilir.
Bu ayrım özellikle employment-based immigration dosyalarında önem kazanabilir. Petition’ı yapan ABD şirketi ile yabancı çalışan aynı davada davacı olacaksa, her bir tarafın bağlantısı ayrı değerlendirilmelidir.
| Yargı Yeri Bağlantısı | Sorulması Gereken Soru |
|---|---|
| Davalının bulunduğu yer | Davalı federal yetkililerden biri venue bakımından hangi district’te ikamet ediyor? |
| İşlem veya hareketsizlik | Gecikmeye yol açan önemli işlem veya işlemsizlik hangi federal district ile bağlantılı? |
| Davacının ikameti | Bireysel davacı nerede yaşıyor veya davacı şirketin principal place of business adresi nerede? |
Yaşadığınız Yerde Mandamus Davası Açabilir misiniz?
Birçok federal kurum davasında davacının yaşadığı district, hukuken mümkün yargı yerlerinden biri olabilir.
Ancak “aynı eyalette olmak” ile “doğru federal district’te olmak” aynı şey değildir.
Texas, California, Florida ve New York gibi birçok eyalette birden fazla Federal Bölge Mahkemesi bulunur. Bu nedenle yalnızca eyalet adını bilmek yeterli değildir.
2026 tarihli Sarker v. United States Citizenship and Immigration Services kararı bunun oldukça açık bir örneğidir.
Davacı, Form I-130 Petition for Alien Relative başvurusunun hızlandırılmasını talep eden bir federal dava açmıştı. Davayı Eastern District of Texas’ta açtı. Ancak dava dilekçesindeki güncel adresi Garland, Texas’taydı.
Garland, Dallas County içinde ve Northern District of Texas’ın Dallas Division’ı kapsamındadır.
Mahkeme bu nedenle venue’nun Eastern District of Texas’ta doğru olmadığını belirledi ve davayı Northern District of Texas, Dallas Division’a transfer etti.
Buradaki problem davacının yanlış eyalette dava açmış olması değildi.
Doğru eyalette fakat yanlış federal district’te dava açılmıştı.
Bu ayrım, özellikle birden fazla plaintiff bulunan dosyalarda daha da önemli olabilir.
Örneğin:
- I-130 petitioner bir eyalette, beneficiary başka bir eyalette yaşayabilir;
- bir employer-petitioner’ın principal place of business adresi çalışanından farklı bir district’te olabilir;
- USCIS adjudication başka bir federal district’te yürütülüyor olabilir.
Bu durumda önce davayı kimlerin açacağı belirlenmeli, ardından her davacının ve ilgili federal işlemin venue bakımından hangi district ile bağlantısı olduğu incelenmelidir.
USCIS Service Center Davanın Nerede Açılacağını Belirler mi?
USCIS receipt notice üzerinde bir service center adresi görmeniz, davayı mutlaka o bölgedeki federal mahkemede açmanız gerektiği anlamına gelmez.
Buna karşılık, dosyanızla ilgili önemli işlemlerin hangi ofiste gerçekleştirildiği venue analizinde gerçekten önemli olabilir.
2026 tarihli FHAZZ LLC v. Alfonso-Royals kararı bu konuda yararlı bir örnek sunuyor.
Bu dava bir unreasonable-delay mandamus davası değil, bir I-129 kararının federal yargısal denetimiyle ilgiliydi. Ancak mahkemenin § 1391(e) analizi, immigration cases bakımından yargı yerinin nasıl ele alınabildiğini gösteriyor.
Davacılar Western District of North Carolina’da yaşıyordu. Immigration petition ise California Service Center’da, yani Central District of California içinde incelenmiş ve reddedilmişti.
Mahkeme, davanın iki ayrı district’te de açılabilecek bağlantıya sahip olduğunu belirledi:
- Western District of North Carolina, davacıların ikamet ettiği yerdi;
- Central District of California ise petition’ın adjudication işleminin gerçekleştiği yerdi.
Bu örnekten çıkarılması gereken sonuç, “service center önemsizdir” değildir.
Daha doğru sonuç şudur:
Service center önemli olabilir, fakat tek başına bütün venue analizini belirlemek zorunda değildir.
Modern USCIS dosyaları birden fazla birimden geçebildiği için dava öncesinde şu sorular ayrıca incelenmelidir:
- Dosyanın mevcut sorumluluğu hangi ofiste?
- Son anlamlı işlem hangi ofis tarafından yapıldı?
- Mülakat yapıldıysa hangi field office’te gerçekleşti?
- Dosya farklı USCIS birimleri arasında transfer edildi mi?
- Mahkemeden yapılması istenecek asıl işlem nedir?
Bu son soru özellikle önemlidir. Çünkü doğru federal davalıların ve doğru mahkemenin belirlenebilmesi için önce hangi kurumun hangi işlemi tamamlamadığı netleştirilmelidir.
USCIS, NVC ve konsolosluğun farklı aşamalardaki sorumluluklarını daha ayrıntılı görmek için USCIS, NVC ve konsolosluk gecikmeleri rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Washington, D.C. Neden Otomatik Olarak Doğru Mahkeme Değildir?
Federal hükümete karşı dava denildiğinde Washington, D.C.’nin akla gelmesi doğaldır.
Birçok üst düzey federal yetkili Washington bölgesinde görev yapar. Bakanlıklar ve federal kurumların merkezi yapılanmaları da bu bölgeyle bağlantılıdır.
Ancak buradan şu sonuç çıkmaz:
“USCIS federal bir kurumsa bütün mandamus davaları Washington, D.C.’de açılabilir ve orada kalır.”
FHAZZ kararı bu ayrımı da gösteriyor.
District Court for the District of Columbia, davalı federal yetkililerden biri nedeniyle D.C.’de venue’nun görünüşte uygun olduğunu kabul etti. Buna rağmen dava Western District of North Carolina’ya transfer edildi.
Mahkeme, somut uyuşmazlığın asıl bağlantılarının Washington dışında olduğunu değerlendirdi.
Davacılar North Carolina’da yaşıyordu. Immigration petition California’da adjudicate edilmişti. Washington’daki üst düzey yetkililerin uyuşmazlıkla bağlantısı ise esas olarak genel yönetsel sorumluluklarından kaynaklanıyordu.
Bu nedenle iki farklı sorunun birbirinden ayrılması gerekir:
Washington, D.C. hukuken mümkün bir venue olabilir mi?
ve
Bu bireysel immigration case gerçekten Washington, D.C.’de görülmeli mi?
Birinci sorunun cevabı “evet” olsa bile ikinci sorunun cevabı farklı olabilir.
Özellikle bireysel bir I-130, I-485, I-129 veya N-400 dosyasındaki gecikme ile ulusal ölçekte bir federal politika challenge’ı aynı venue analizine sahip değildir.

Birden Fazla Federal District Uygunsa Ne Olur?
Bazı dosyalarda § 1391(e) birden fazla district’i hukuken mümkün hale getirebilir.
Örneğin davacı bir district’te yaşarken gecikmeye konu işlemin önemli bölümü başka bir district’teki federal ofiste gerçekleşebilir.
Bu durumda yalnızca “her ikisi de mümkün” demek yeterli değildir.
28 U.S.C. § 1404(a) uyarınca bir federal mahkeme, tarafların ve tanıkların kolaylığı ile adaletin gereği doğrultusunda davayı, davanın açılabileceği başka bir district’e transfer edebilir.
Yani dava doğru venue’da açılmış olsa bile transfer ihtimali tamamen ortadan kalkmaz.
Mahkemeler transfer değerlendirmesinde dosyanın özelliklerine göre şu konuları inceleyebilir:
- davacıların tercih ettiği mahkeme;
- davalıların tercih ettiği mahkeme;
- uyuşmazlığın esas olarak nerede ortaya çıktığı;
- tarafların ve varsa tanıkların kolaylığı;
- delillere erişim;
- mahkemelerin dosya yoğunluğu; ve
- uyuşmazlıkla en güçlü yerel bağlantıya sahip district.
Venue baştan yanlışsa farklı bir hüküm devreye girer.
28 U.S.C. § 1406(a), yanlış district veya division’da açılan bir davanın reddedilmesine veya adaletin gerektirdiği durumlarda doğru mahkemeye transfer edilmesine imkan verir.
Sarker kararında mahkemenin yaptığı da buydu: davayı reddetmek yerine doğru federal district’e transfer etti.
Buradaki pratik sorun açıktır.
Yanlış veya kolayca tartışılabilecek bir venue seçimi, davanın ilk döneminin immigration delay yerine hangi mahkemenin davayı görmesi gerektiği konusunda harcanmasına neden olabilir.
Dosyanızın hangi federal mahkemede açılabileceğinden emin değil misiniz?
Ekibimiz ikamet adresinizi, başvuru yapısını, dosyanızı işleyen federal kurum ve ofisleri ve dava açılmadan önce değerlendirilmesi gereken olası venue bağlantılarını inceleyebilir.
Konsolosluk Gecikmelerinde Yargı Yeri Nasıl Belirlenir?
Konsolosluk gecikmelerinde venue analizi, yalnızca USCIS’te bekleyen bir dosyaya göre daha karmaşık hale gelebilir.
En önemli nedenlerden biri, visa applicant’ın ABD dışında yaşıyor olabilmesidir.
ABD dışında yaşayan kişinin tek davacı olduğu bir dosyada § 1391(e)(1)(C)’deki davacı ikameti bağlantısı, ABD içinde yaşayan bir davacının home district’i gibi çalışmayabilir.
Bu durumda şu konular daha fazla önem kazanır:
- Davada hangi federal kurum ve yetkililerden işlem yapılması isteniyor?
- Gecikmeye yol açan önemli işlem veya hareketsizlik nerede meydana geldi?
- ABD’de yaşayan petitioner veya employer da davacı mı?
Örneğin bir U.S. citizen spouse ABD’de yaşarken beneficiary’nin konsolosluk sürecini yurt dışında beklediği bir dosya ile, yalnızca yurt dışında yaşayan visa applicant’ın dava açtığı bir dosya aynı şekilde analiz edilmez.
Employment-based bir konsolosluk dosyasında da ABD’deki petitioner şirketin davadaki rolü önem taşıyabilir.
Ayrıca konsolosluk süreci tek bir kurumdan oluşmaz.
Dosya aşamasına göre USCIS, National Visa Center, Department of State ve bir ABD Büyükelçiliği veya Konsolosluğu ayrı roller üstlenebilir.
Bu nedenle venue analizinden önce şu soru cevaplanmalıdır:
Şu anda tamamlanmayan işlem nedir ve bu işlemden hukuken hangi federal kurum veya yetkili sorumludur?
NVC aşamasında uzun süredir bekleyen dosyalarda kurum sorumluluğunun nasıl değişebildiğini NVC gecikme davası rehberimizde ayrıca ele alıyoruz.
Mandamus Avukatınızın Aynı Eyalette Olması Gerekir mi?
Davanın hangi district’te açılacağı ile avukatın fiziksel olarak nerede bulunduğu aynı konu değildir.
Federal mahkemelerin kendi attorney admission ve local rules kuralları vardır.
Bir avukat:
- ilgili Federal Bölge Mahkemesi barosuna zaten kabul edilmiş olabilir;
- mahkemenin izin verdiği bir admission prosedüründen yararlanabilir; veya
- mahkemenin kurallarına göre local counsel ile çalışması gerekebilir.
Bu kurallar district’ten district’e değişir.
Ancak avukatın hangi federal mahkemelere kayıtlı olduğu, § 1391(e) altında davanızın hukuken nerede açılabileceğini değiştirmez.
Doğru sıra şöyledir:
- Önce dosya için hukuken mümkün federal district veya district’ler belirlenir.
- Ardından olası transfer ve venue itirazları değerlendirilir.
- Son olarak seçilen mahkemenin attorney admission kurallarına bakılır.
Federal dava pratiğinin klasik göçmenlik avukatlığından nasıl ayrıldığını görmek için Mandamus avukatı ve göçmenlik avukatı arasındaki farkları anlattığımız rehberi inceleyebilirsiniz.
Hangi Federal District’te Yaşadığınızı Nasıl Bulursunuz?
Kendi ikametinizin venue bakımından kullanılabilir olup olmadığını analiz etmeden önce hangi federal judicial district’te yaşadığınızı bilmeniz gerekir.
United States Courts tarafından sunulan resmi Federal Court Finder, konuma göre ilgili federal mahkemeyi bulmanıza yardımcı olur.
Bu araç özellikle birden fazla district bulunan eyaletlerde önemlidir.
“New York’ta yaşıyorum” veya “Texas’tayım” demek tek başına yeterli değildir. Şehir, county veya ZIP code hangi Federal Bölge Mahkemesi’nin coğrafi sınırları içinde olduğunuzu belirler.
Ancak burada önemli bir sınır vardır:
Federal Court Finder, ev adresinizin hangi district içinde olduğunu gösterebilir. Mandamus davanız için o district’in hukuken doğru venue olup olmadığını tek başına belirleyemez.
İkinci soru için yine tarafların, federal davalıların ve gecikmeye konu işlemlerin § 1391(e) kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Mandamus davasını yaşadığım yerde açabilir miyim?
Bazı federal kurum davalarında evet. Taşınmaz mal içermeyen davalarda 28 U.S.C. § 1391(e)(1)(C), davacının ikamet ettiği district’i olası bir venue olarak kabul edebilir. Ancak somut dosyada diğer venue bağlantıları ve transfer ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
USCIS service center hangi eyaletteyse davayı orada mı açmalıyım?
Her zaman değil. Service center’ın bulunduğu yer, önemli işlem veya hareketsizliğin orada gerçekleşmesi nedeniyle venue açısından önemli olabilir. Fakat davacının ikameti veya federal davalıların bulunduğu yer de ayrı bağlantılar yaratabilir.
USCIS’e Washington, D.C.’de dava açabilir miyim?
Bazı dosyalarda D.C.’de bulunan bir federal davalı nedeniyle venue bağlantısı oluşabilir. Ancak bunun mümkün olması, davanın orada kalacağı anlamına gelmez. Başka bir district somut uyuşmazlıkla daha güçlü bağlantıya sahipse transfer gündeme gelebilir.
Petitioner ve beneficiary farklı eyaletlerde yaşıyorsa ne olur?
Öncelikle federal davada kimin veya kimlerin plaintiff olacağı belirlenmelidir. Petitioner, beneficiary veya employer’ın davadaki rolü farklı venue bağlantıları doğurabilir. Sadece underlying immigration application’da taraf olmak, kişinin ikametini otomatik olarak venue bağlantısı haline getirmez.
Şirketin adresi mandamus davasının nerede açılacağını etkileyebilir mi?
Evet. Bir şirket plaintiff olarak dava açıyorsa § 1391(c)(2) kapsamında şirketin principal place of business adresi venue bakımından önem taşıyabilir.
Bir mandamus davası için birden fazla doğru federal mahkeme olabilir mi?
Evet. § 1391(e)’deki farklı bağlantılar birden fazla district’i mümkün hale getirebilir. Bu durumda mahkemeler § 1404 kapsamında transfer talebini ayrıca değerlendirebilir.
Yanlış federal district’te dava açılırsa ne olur?
28 U.S.C. § 1406(a) kapsamında mahkeme davayı reddedebilir veya adaletin gerektirdiği durumlarda davanın açılabileceği doğru district’e transfer edebilir.
Mandamus avukatımın yaşadığım eyalette olması gerekir mi?
Hayır, fiziksel konum tek başına belirleyici değildir. Ancak avukatın davanın açılacağı Federal Bölge Mahkemesi’nin admission ve local rules şartlarını karşılaması gerekir.
Doğru Federal Mahkemeyi Tek Bir Adres Belirlemez
Mandamus davasının nerede açılacağına karar verirken yalnızca USCIS receipt notice üzerindeki adrese bakmak yeterli değildir.
Davacının ikameti, federal davalıların venue bakımından bulunduğu yer ve gecikmeye konu önemli işlem veya hareketsizliğin gerçekleştiği district birlikte değerlendirilmelidir.
Bazen bu unsurlar tek bir mahkemeyi işaret eder. Bazen birden fazla federal district hukuken mümkün olabilir. Böyle bir durumda transfer riski de dava stratejisinin bir parçası haline gelir.
Bu nedenle asıl soru “USCIS hangi eyalette?” değildir.
Asıl soru şudur:
Bu gecikme davasını, taraflara ve somut federal işleme bağlayan hukuken desteklenebilir federal district hangisidir?
Mandamus davanızın hangi federal mahkemede açılabileceğini öğrenmek ister misiniz?
Ekibimiz ikamet adresinizi, immigration petition yapısını, dosyanızı işleyen kurum ve ofisleri ve dava öncesinde değerlendirilmesi gereken venue ve transfer konularını dosyanıza özel olarak inceleyebilir.
Telefon: +1 (862) 799-2200
Hukuki Bilgilendirme: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Federal bir davada yargı yeri, yargı yetkisi, davalı seçimi ve transfer konuları her dosyanın taraflarına, iddialarına ve somut koşullarına göre değişebilir. Durumunuza özel hukuki değerlendirme için federal göçmenlik davalarında deneyimli bir avukata danışmanız önerilir. Bu makaledeki bilgiler 24 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükteki federal mevzuat, mahkeme kaynakları ve kamuya açık kararlar esas alınarak hazırlanmıştır. Sonraki hukuki gelişmeler içeriği etkileyebilir. Geçmiş sonuçlar benzer bir sonucu garanti etmez.
Kaynaklar
- 28 U.S.C. § 1361 — Action to Compel an Officer of the United States to Perform His Duty, U.S. House of Representatives, Office of the Law Revision Counsel, erişim: 24 Ağustos 2026.
- 28 U.S.C. § 1391 — Venue Generally, U.S. House of Representatives, Office of the Law Revision Counsel, erişim: 24 Ağustos 2026.
- 28 U.S.C. § 1404 — Change of Venue, U.S. House of Representatives, Office of the Law Revision Counsel, erişim: 24 Ağustos 2026.
- 28 U.S.C. § 1406 — Cure or Waiver of Defects, U.S. House of Representatives, Office of the Law Revision Counsel, erişim: 24 Ağustos 2026.
- Federal Court Finder, United States Courts, erişim: 24 Ağustos 2026.
- Sarker v. United States Citizenship and Immigration Services, No. 4:26-cv-00678, Memorandum Opinion on Venue, E.D. Tex., 26 Haziran 2026.
- FHAZZ LLC v. Alfonso-Royals, No. 25-cv-2219, Memorandum Opinion, D.D.C., 26 Haziran 2026.